1-En sonunda da biri
"Kara propaganda yapıyorlar bana Atatürkçü diyorlar" dedi...
İşte ülkemin ülkücü gençleri, ülkücüleri böyle böyle iğdiş edildi.
Türklük, milliyetcilik ayaklar altına alındı ve bunu yapanlarla kanka olundu ittifaklar yapıldı. Şimdi ne ülkü kaldı ne Atatürk...
"Kara propaganda yapıyorlar bana Atatürkçü diyorlar" dedi...
İşte ülkemin ülkücü gençleri, ülkücüleri böyle böyle iğdiş edildi.
Türklük, milliyetcilik ayaklar altına alındı ve bunu yapanlarla kanka olundu ittifaklar yapıldı. Şimdi ne ülkü kaldı ne Atatürk...
"Önce Müslüman, sonra Türk'üz diye başladı her şey.."
Evet, haklıdır. lakin,
Horosan erenlerinin Piri,
Hoca Ahmet Yesevi'nin:
"Din seçim Türklük kader" sözünü
yani kök inancı unutmuş
'o gün Tanrıdan Allaha' dönenler...
Evet, haklıdır. lakin,
Horosan erenlerinin Piri,
Hoca Ahmet Yesevi'nin:
"Din seçim Türklük kader" sözünü
yani kök inancı unutmuş
'o gün Tanrıdan Allaha' dönenler...
2-Armin Vambery (1832-1913), önce Türkçe öğrendi, sonra dinini, kılığını ve adını değiştirdi. Adı Arminius Vambery idi, TÜRK'lerin arasına Reşid Paşa adıyla karıştı.
4-Tam 4 yıl Osmanlı topraklarında kaldı. Osmanlıcayı mükemmel denebilecek kadar iyi konuşuyordu. Hiç kimse ondan kuşkulanmadı. Herkes tarafından büyük saygı ve ilgi gördü.
Ta ki, yıllar sonra Londra'ya döndükten sonra anılarını yazınca deşifre oldu. İngiliz casusu idi!...
Ta ki, yıllar sonra Londra'ya döndükten sonra anılarını yazınca deşifre oldu. İngiliz casusu idi!...
5-Anılarında şunları yazıyordu.
"Derviş ve hoca kimliğiyle aralarına girdim"
- Eğer hakiki hüviyetim meydana çıkmış olsaydı, değil burada, Osmanlı Sefarethanesi'nin has itibarlı misafiri olabilmem, hayatım dahi tehlikede kalırdı.
"Derviş ve hoca kimliğiyle aralarına girdim"
- Eğer hakiki hüviyetim meydana çıkmış olsaydı, değil burada, Osmanlı Sefarethanesi'nin has itibarlı misafiri olabilmem, hayatım dahi tehlikede kalırdı.
6-...Ben Reşid Efendi, sefirin has misafiri ve dostu olarak, bu TÜRK hacıları nezdinde gün geçtikçe itibar sahibi oluyordum. Öyle saf ve mert insanlardı ki, kendi hayatlarında yalan söylemedikleri için, hiç kimsenin, ne sebeple olursa olsun yalan söyleyebileceğine inanmıyor,
7-hele, hakiki hüviyetini saklayacağına asla ihtimal vermiyorlardı.
TÜRK'ler en mert, saf ve güvenilir insanlardır. Muhataplarını da kendileri gibi bilirler ve her söylenene itimat ederler. Bilhassa dini ve manevi bahislerde kimsenin yalan söyleyeceğine asla ihtimal vermezler.
TÜRK'ler en mert, saf ve güvenilir insanlardır. Muhataplarını da kendileri gibi bilirler ve her söylenene itimat ederler. Bilhassa dini ve manevi bahislerde kimsenin yalan söyleyeceğine asla ihtimal vermezler.
8- Benim tam bir derviş hüviyet ve şekli içinde ve alıştıkları üslup ve hususiyetlerle aralarına girdiğim Türkmenler, kısa zamanda öylesine bağlandılar ve inandılar ki, kazancımı tarif edemem.
9-...Birçok hastalar benden iyi nefes istiyor, bazısı hekim olduğumu zannederek tedavilerinin yollarını araştırıyorlar, bazısı ilaç yapmamı rica ediyorlardı...
10-.. Ve, ancak sorulan suallere cevap verdim. Binlerce kadın, çoluk çocuk, kız, ihtiyar, genç etrafımızı aldılar. Birbirinin üstüne yığılmış bizi görmek, sevap olur diye ellerini üstümüze sürmek,
11-++ellerindeki testilerinden bizlere birer yudum içirdikten sonra bu suyu her derde şifa olarak saklamak, hayır duamızı almak için rahat nefes aldırmaz olmuşlardı.
12-Türkmenlerin hepsi İslam'dır. Yalnız dinini de hakki manasıyla bilmezler. Birkaç kelime din konuşan başlarına imam olur.
Yazıyı okuyup beğendiyseniz ve paylaştıysanız, bu tarz içeriklerin daha fazla okunup paylaşılabilmesi için çevrenizi Twitter 'a davet ederek ayrıca Twitter kullananları @Pala_Biyik_Rak'i takip ederek ve etmesini tavsiye ederek bizlere destek olabilirsiniz. Teşekkürler🙏
Loading suggestions...